“III. CAHİT KÜLEBİ-MEMLEKETİM” KONULU ŞİİR YARIŞMASINDA DERECEYE GİREN ŞİİRLER


 

DERNEĞİMİZ VE NİKSAR BELEDİYESİ İŞBİRLİĞİ İLE DÜZENLENEN “III. CAHİT KÜLEBİ–MEMLEKETİM” KONULU ŞİİR YARIŞMASINA DENİZLİ’DEN KATILAN VE BİRİNCİ OLAN SALTUK BUĞRA BIÇAK’IN GÜLİZARIM TÜRKİYEM İSİMLİ ŞİİRİ:

Malazgirt’te başlayan bir öyküdür sevdamız

Sakarya’da şahlanan kaç asırlık davamız

Haykırsam Edirne’den Ağrı’dan yankı gelir

Memleket sevgisini bağrından yanan bilir

 

Ocak başında her dem dinlediğim hikâyem

İhtişamlı maziye intizarım Türkiyem!

 

Hangi mevsimi giysen, üzerinde bindallı…

Horon, halay coşkundur; heybetin harmandalı

Bulutlardan sağılsa bozkıra dil-i suzan

Geçit vermez dağların rüzgâra binse hazan

 

Suya name yazmaktır şimdi sana dersem

Yazma ile biter mi ahuzarım Türkiyem?

 

Üç denize uzanmış denizkızı gibisin

Ozanın duvarında gamlı sazı gibisin

Geceni yorgan saydım, yastığım kara taşın

Gözbebeğim yıldızlar; hilale ayna kaşın…

 

Vadiler uzar gider, zirvelerin seviyem…

Goncası açılmamış gülizârım Türkiyem!

 

Asude dorukların sanki gelin duvağı

Maveraya sarılır ol sevdamın kundağı

Güvercinler uçurdum asumana bin alay

Saldım uçurtmaları okşasın güneşle ay

 

Bu dünya mülküm olsa tozuna paha biçmem

Ömrü canana sattım, aşk pazarım Türkiyem!

 

Simurg’un kışladığı tepelerde düşlerim

Atların kişnediği ovada gülüşlerim

Burçlarından bakana yedi kıta seyrandır

Yedi iklim meftunun, sadrın aşka meydandır

 

Şüheda ocağıdır Urfa ve Çanakkalem

Bakmam gökkuşağına, tek nazarım Türkiyem!

 

İmbikten çekerim yâr, coğrafyana feda kan…

Zaman sana ayarlı, sana (b)eşiktir mekân

Mehtabın avucumda sicim gibi süzülür

Saçları çınarların bakışımda çözülür

 

Çoban ateşlerinde erir ömür saniyem

Bakma yaşıma, aşktan, ihtiyarım Türkiyem!

 

Yayılır yaylalara nergis, kekik kokusu

Sünni, Alevi, Türk, Kürt memleketin dokusu

Fırat’a bir can düşse Erciyes salâ okur

Bayrağı Sarıkamış, tâ Menteşe’den dokur

 

Kefensiz yatan bu can ayyıldıza hediyem

Toprağına gömülsem bahtiyarım Türkiyem

 

Kitabemde destansın, türküsün kavalımda

Anlattığı hikmetsin dedemin masallarda

Çeşmelerin, pınarın ab-ı hayat gibidir

Bahadır şehirlerin şehrengizler kalbidir

 

Bir vatan bir milletim; budur bütün sermayem

Daha nice zaferi muştularım Türkiyem

 

Konaklar hanlarında hayallerim bir seyyah

Beklerim yitik düşü surlarında her sabah

Yak bütün gemileri, sür sevdanı karama

Hırçın dalganla çarpıp tuz bas yaralarıma

 

Erzurum’da dadaşım, Aydın’da yiğit efem

Uğruna bin can versem dar mezarım Türkiyem

 

Ağlatırken minare semayı reşha reşha

Dualarıma şahit şadırvanlar her lahza

İpek ülküler için ahşap köprüler kurduk

Çinisine kubbenin dava mührünü vurduk

 

Zemheriyi naza say, yağmurlarını matem…

Silinse dev tarihin, ben yazarım Türkiyem

 

Aynalarında sırdır emsalsiz medeniyet

Hurşidim ufuklarda dalga dalga hürriyet

Kanaviçe umutlar ceviz sandıkta gizli

Nehirler, şelaleler taşır ruhuma (s)ezgi

 

Göz koyarsa toprağa hasımların ey ülkem

O toprağa kabrini ben kazarım Türkiyem!

 “III. CAHİT KÜLEBİ–MEMLEKETİM” KONULU ŞİİR YARIŞMASINA ANKARADAN KATILAN VE İKİNCİ OLAN RAMAZAN TEKNİKEL’İN GÖÇEBE YOLLARDA İSİMLİ ŞİİRİ:

1/

Aya siner gecenin yalnızlığı

Noksansız bir sözcük ararım

Seni söylemeye / bulamam

Tutsam ellerim

Söylesem dilim yetmez

El sorarlar bizden

Yayla yollarında kaldı kaydımız.

Yolaklarda, çoban çeşmelerinde

Büyür dağ kuytularında

Ceylan gözlü çocuklar

2/

Bir gül solar

Gecenin bir yerlerinde

Bir atlı iner

 Bir ışık ağar kuytulardan.

Yollarda istiridyeler

Karınca iskeletleri

Ah / şimdi her şey

Bir taşra dokunaklığıyla yontulmaktadır

Uçarı ellerinde

İşte son ışık da söndü

Son göçebe de indi atından

Sayrı bir çocuk düşler şimdi

Usul ninnilerle geceyi

Sular mı duruldu

Gün mü doğdu geceye

Bir sevda çırağıyım işte kapında

Sen benim sırdaş memleketim

3/

Her gece uykuları bölen afacan bir çocuk oluyorsun

Yorgunluğun anlaşılıyor izbeler savrulan yüzünde

Hüzün eğreti bir giysi oluyor yakışmıyor sana

Olmuyor işte nisana tutuluyorum yine

Tadına doyamadığımız bir şeydi nisan

Bir atlıkarınca ivecenliğinde doğa

Anlatırdın geceler savrulurdu yüzüne

En kısa yorumu, son örnekleriydi günün

Bir nisan çarşambasıdır şimdi

Günlüklerde kalan

Uçarı ikindiler başlar anlarsın

Anlarsın ya gün biter

4/

İğdeli bir akşam parlar gözlerinde

Portakal buğusuna bulanır gökyüzü

Sen omuzlarında bir tutam bahar

Uçarı sevdalar büyütürsün içinde

Bir gecenin en olmadık yerinde

Uçarı ve çocuksu

Uyanıyorum umutlarına tutsak olduğum geceden

Bir ince hüzünle vuruyor ay kuytuluklara

Bir göçer savruluyor yolaklardan

 Çığlık çığlığa geçiyor üveyikler, taktak kuşları

Sevdalanıyor ardıç, katran, günlük ağaçları

Yosunlu gecelerden geçte gel

Geçte gel bir nice umutlar arasından

Bir tutkunluğumdur sana vurgunluğum anlasana

Anlasana bir temmuz sıcağıyla tutuşan yüreğimi

Ancak sen anlarsın beni, can memleketim

5/

Kuytu sulara vuruyor

Eski bir kimlikle ay

Her şey bir tadımlık oluyor

İmlâsı yapılamayan gecede

Sonra bir kuş dönüyor

Bir uzak iklimden

Haziran son rengini veriyor dallara

Soluk soluğa

Ilık bir haziran yaşanır

Bir ilkyaz iklimiyle

Köşelerinde ikindi gülümser

Ay tutulur

Sütbeyaz bir sabah düşlenir

Kendini ele veren

Anlaşılır mavi yosunlu gecelerden

Haziran bu

Aykırı düşlerle uyanılan bu gece

Samanyolu, Büyükayı, yengeç

Üstümüzde ay sırma kemerini uzatır

Yatağımıza dek

Bir ateşböceği dolanır avluda

Bir akrep düşer

Bir tarih kalır geride sadece

Akılda tutulabilen

Kuşların kanat çırpmasından anlıyorum

Gecenin bittiğini

Yeni bir gün başlıyor

 Bir haziran eksiliyor takvimlerden

Toy bir kelebek kanat çırpıyor şakaklarımda

Sen adressiz dağların güzel çocuğu

Sen benim güzel memleketim

6/

Haberleri veriyoruz:

Posof’ta bir kırlangıç sürüsü

Birlikte mola vermiş

İzbe bir evin saçağında

Bir köy okulunda ders arası

Tüten bir sobanın karanlığında

Düşlerine tutunan bir ihtiyar

Sarıkamış Harbi’ni anlatıyor torunlarına

Alt yazı geçiyor ekranda

“ Şimdi siz orada

Babalarınızla kovboy filmi izlerken

Birlikte oynuyoruz kovboyculuğu

Burada babalarımızla biz”

Haberleri veriyoruz:

Suyun renginde toprak

Üç kez bölüşülüyor karanfil

Zeytin, buğday, ekmek

Mevsimleri sayıyoruz birlikte

Bir koşunun telaşıyla geçiyor zaman

Yeniden bakıyoruz atlara

Hepsi yerli yerinde

Ad veriyoruz çocuklarımıza

İbrahim, Hasibe, Satılmış…

Uzun yollar, anılar

Hazır değil masallara

Haberleri veriyoruz saat başı:

Mevsim yine kış, yine bahar

Bu yurdun dört bir yanı

Baştanbaşa benim memleketim

 “III. CAHİT KÜLEBİ–MEMLEKETİM” KONULU ŞİİR YARIŞMASINA VAN’DAN KATILAN VE ÜÇÜNCÜ OLAN ADEM DENİZ’İN KARA SEVDA İSİMLİ ŞİİRİ:

Süphan’ın eteklerinde tutuldum bu sevdaya,

Van Gölü’nün tuzlu suyunda.

Kayan yıldızlara anlattım derdimi

Bir de bakır rengi akşamlara

Hiçbiri çare olmadı derdime,

Hazırladım heybemi,

Biraz otlu peynir, bir lavaş,

Bir de çakıl taşları

Hüzün giyindim her gece

Gönlümde uçarı bir kuş,

Başımda sevda,

Atladım kanatsız atıma,

Karacaoğlan misali düştüm yollara.

Kaybettim yolumu gecenin bir yarısı,

Boynumda anamın muskası.

Yoldaş oldu bana Horasan’ın kör atlısı

Ondan öğrendim,

İlmek ilmek gönüllere dokunmayı,

Vardı elbet bunda Horasanlı erenlerin de payı

Palandöken’de tutuldum kara, borana.

Zemherinin kol gezdiği dar sokaklarda,

Yarenlik ettim Nene Hatun’a,

Kınalı kuzuları uğurladım Erzurum’dan Sarıkamış’a,

Kanlı gözyaşları arasında.

Kardelen misali yeniden açtım Tokat’ın yollarında.

Tokat’ı seyrettim bir gün batımı kaleden

Kıskandı ıslak yeleli bir rüzgâr

Açıldı sürgülü kapılar,

Durdu zaman,

Selam durunca Plevne’nin kahramanına.

İmam oldu bana Ali Paşa’da,

Bir akşam namazında,

Çemen sürdü kabuk bağlamayan yarama.

Kırptı koyu sürmeli gözlerini,

Şadırvanın son güvercini,

Sanki uslanmaz kara sevdamın habercisi

Mahmuzladım kanatsız atımı,

Yeşilırmağın engin sularına.

Güneşin ilk ışıklarında

Dolanıp durdum asırlar boyu

Ankara’yı, İstanbul’u İzmir’i ve Bursa’yı

Mevlana’da buldum aşkın en saf halini,

Yunus’tan öğrendim aşk ile sabretmeyi,

Çanakkale’de eriştim mertebelerin en yükseğine

Urfa’da yandı yüreğim yakmayan ateşin narında

Süphan’ın eteklerinde tutuldum bu sevdaya,

Van Gölü’nün tuzlu suyunda.

Ayırmadım kimseyi bölge bölge, şehir şehir,

Gözyaşlarım asırlar boyu çağlayan bir nehir

Yıldızları yorgan yaptım her gece

Hazırladım heybemi,

Bir tutam umut, bir dirhem hasret

Bir de gönül yarası

Atladım kanatsız atıma

Düştüm nevi baharda yollara

Dudaklarımda yarım bir türkü

Yüreğimde memleket sevdası.

 “III. CAHİT KÜLEBİ–MEMLEKETİM” KONULU ŞİİR YARIŞMASINA TOKAT’TAN KATILAN VE TEŞVİK ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLEN FURKAN KAVAK’IN MEMLEKETİM İSİMLİ ŞİİRİ:

Bir sevgiliymiş meğer bu memleket.

Kızmışım ona sebepli, sebepsiz, nedense?

Neden sonra anladım ki haksızmışım;

Kahırlanmışım; kimi zaman ağlamış,

Bir gül gibi koklamışım bu kez.

Ayrılmaz olmuşum bu ummandan,

Bir an bile ayrılmadan.

Çimmişim, boy vermişim derelerinde.

Susamışım, soluklanmışım ovalarında.

Güneşle kavrulmuş ayla gölgelenmiş,

KÜLEBİ gibi naçar dolaşmışım bazen.

Bir andız fidanı gibi büyümüşüm yamaçlarında.

Gezmişim kelebeklerle beraber yaylalarında,

Rüzgârlara türküler vermişim,

Huzur ve köy kokusu almışım karşılığında.

Turnalarla selam göndermişim nazlı yâre.

Uçurtmalar uçurmuşum rüyalarımda.

Hoyratça bağırmışım kayalıklarında.

İlkin çiseler okşamış yüzümü.

Bir yağmurdur başlamış sonra.

Rahmet rahmet inmiş ve silmiş,

Duygularımın körleşen pasını.

Götürmüş beni karları erimeyen yüce dağ başına.

İliklerime işlemiş, memleketimin serinliği.

Çoban olmuşum köylerde, sürülerime âşık;

Kavalım, azık torbam, yorgun ayaklarımla;

Dağ dağ, çeşme çeşme, kır, bayır…

Heybetli bir heykele benzemişim kepeneğimle

Doldurmuşum ciğerlerime toprağımın,

Yükseklerde açan çiçeklerimin hür ve bakir havasını.

Ve gün gelmiş sessizce inmişim,

Niksar’ın daracık sokaklarına yükseklerden.

Ruhumu okşamış bir sokak taşı bile;

Eğilmiş, öpmüşüm farkına varmadan.

Yüreğimden akıtmışım sevginin en hasını,

Doyasıya öpmüşüm memleketimin,

Her biri bir bayrak gibi, her biri bir vatan gibi;

En küçük ırmağında, öksüz bir çakıl taşını.

About these ads
Bu yazı Genel, Şiirler içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s