7. YEŞİLIRMAK KÜLTÜR SANAT VE ŞİİR ETKİNLİĞİ TOKAT’TA YAPILDI

This slideshow requires JavaScript.

Tokat Valiliği ve Belediye Başkanlığı ve Tokat Kent Konseyi tarafından Necip fazıl Kısakürek anısına düzenlenen 7. Yeşilırmak Kültür Sanat ve Şiir Etkinliği 30 ve 31 Mayıs 2014 günleri Tokat’ta gerçekleştirildi.

30 Mayıs 2014 Cuma günü konuk şairlerimiz Tokat Gaziosman Paşa Lisesi, Tokat Anadolu Lisesi ve Tokat Mehmet Akif Ersoy Lisesinde öğrencilerle Necip fazıl Kısakürek’in hayatı ve ideolojisi konularında söyleşide bulundular ve şiirlerinden örnekler sundular.

Cumartesi günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Sarayı’nda  ise Şairlerden Bestami Yazgan, Recep Garip, Ekrem Kaftan, Tayyip Atmaca, M. Nuri Parmaksız, Hasan Akar, İlter Yeşilay, M. Metin Baş, Harika Ufuk, Hüseyin Kaya, Sündüs Aslan Akça, Sevim Yakıcı, Mustafa Uçurum ve Nuray Alper’in katıldığı şiir şöleninde, programın sunumunu Ali Bal ve Mahmut Hasgül yaptılar. Katılımın yoğun olduğu programda Mustafa Koç, Seyfi Karslı ve Fatih Özil’den oluşan müzik ekibi şairlerin bestelenen şiirlerini seslendirdiler ve şiirlere verdikleri fon müzikleri ile dinleyicilerin ruhlarını okşadılar. Programdan önce Tokat’ın tarihi ve turistik mekânlarını gezen konuk şairler Tokat’a hayran kaldıklarını ifade ettiler.

Programı müteakip konuklara Tokat’ı hatırlatacak hediyeleri Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu, Tokat eski Milletvekili İbrahim Çakmak ve Kent konseyi genel sekreteri Selahattin Kelemcioğlu tarafından verildi. Toplu fotoğraf çekimi ile tamamlanan program 8. Yeşilırmak Şiir Programında tekrar buluşmak temennisiyle sona erdi.

Resim

Program Sonrası Toplu Hatıra fotoğrafı Çekildi.

 

Genel içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yap

Necati BAŞARA (Aşık Tokatlı) Tokat Gazi Osman Paşa Lisesinde Düzenlenen Vefa Gecesinde Anıldı.

This gallery contains 33 photos.

  “TOKAT HAYATİ, PARA NECATİ”   Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği (TOŞAYAD), Gaziosmanpaşa Lisesi ile birlikte bir etkinlik gerçekleştirdi. Bu etkinlikte, Tokat’ın tanınan simalarından merhum Müzisyen-Sanatçı Necati Başara Vefa Gecesinde anıldı. “Tokat Hayati, Para Necati” telgrafı ile tarihe not düşmüş … Okumaya devam et

Galeri | Tagged , , , , , , , | 1 Yorum

KÜMBET DERGİSİ 32. SAYI İLE OKURLARININ KARŞISINDA

Resim

EDİTÖRDEN

Türk kültür ve sanatına gerekli desteği veren siz saygıdeğer okuyucularımızla 32. sayımızla karşınızdayız. 2014 yılının Mart ayında ülkemizde sıkıntısız bir şekilde mahalli seçimler gerçekleştirildi. Seçilen yeni belediye başkanlarımızın da kültürümüz konusunda üzerlerine düşeni yapacaklarını, beklentilere kayıtsız kalmayacaklarını ümit ediyoruz.

Kurulduğu 2006 yılından beri ülkemizde ve şehrimizde yapmış olduğu faaliyetlerle adını duyuran Tokat Şairler Ve Yazarlar Derneği’nin 5.Olağan Kongresi 19 Nisan 2014 tarihinde Tokat Kent Konseyi Konferans Salonunda yapıldı.

Gerçekleştirilen kongre neticesi önceki yönetim tekrar Remzi Zengin başkanlığında göreve getirildi. Önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de üstün çalışmalarının daha artarak devam etmesi dileğimizdir.

Dergimizin bu sayısında usta kalemlerden Yavuz Bülent Bakiler, Abdullah Satoğlu, Doç. Dr. Süleyman Coşkuner, Doç. Dr. Alpaslan Demir, Ahmet Sargın, Süleyman Altunbaş, Ekrem Anaç, Hasan Akar, Dr. Mustafa Şahin, M. Necati Güneş, Şafaknur Yalçın, Muhsin Demirci, Harika Ufuk, Gülsüm Işıldar, Sündüs Akça, Mehmet Şahin, Nihat Aymak’la beraber diğer kalem sahipleri çalışmalarını sizlerle paylaşırken;

Ali Akbaş, Ekrem Kaftan, Halistin Kukul, İlahe Bayandur, Mehmet Yardımcı, Mahir Gürbüz, Saffet Çakar, Mahir Gürbüz, Durali Doğan, Mahir Adıbeş, Ahmet Divriklioğlu ve diğer şair arkadaşlarımız gönül bahçelerinde biriktirdikleri duygularını baharın güzellikleri içinde dile getirdiler.

Etkinliklerimiz arasında ise derneğimiz üyesi şair dostlar birer anka kuşu gibi davet edildikleri şehirlere uçmaya çalıştılar. Tokat şehir merkezinde ise ayda bir Sümbül Baba Zaviyesinde şiir dinletilerine, edebiyat sohbetlerine başlanıldı. Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa derneğimiz koordinesiyle Gazi Osman Paşa Lisesi Konferans Salonu’nda yapılan bir panelle anıldı.

Derneğimizin davetlisi olarak Erbaa, Niksar ve Reşadiye’de “Dedem M. Akif ERSOY” konulu konferanslar veren İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif ERSOY’un torunu Selma Argon ve Çanakkale Şehidi Zileli Kınalı Ali’nin torunu Ali Kınalı Tokat’ta da edebiyata değer veren şahsiyetlerle kahvaltıda bir buluştu.

TOŞAYAD, Cemal SAFİ ve Yavuz Bülent BAKİLER’e Vefa Gecelerinden sonra bu ay içerisinde 23 Mayıs 2014’de TOŞAYAD ve GOP Lisesi koordinesinde ülkemizin yetiştirmiş olduğu müzisyen-sanatçılardan Necati Başara’ya Vefa Gecesi ve konser düzenlenecektir. Etkinliğe TRT İstanbul Radyosu Sanatçılarından Mirza Başara ve TRT program yapımcısı Dursun Taşdelen, UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi Yaşar Güç de katılacaklar.

KÜMBET Dergisi Yayın Danışmanlarından Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul YAMAN hocamız 3 Mayıs 2014’de Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi Konferans Salonunda “Mehmet Akif ERSOY VE Asım’ın Nesli” konulu konferans verdi.

Tokat Kent Konseyi bünyesinde derneğimizin katkılarıyla 31 Mayıs 2014’de 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda “7.Yeşilırmak Şiir Şöleni” gerçekleştirilecek. Geceye ülkemizin tanınmış şairlerinden Bestami Yazgan, M. Nuri Parmaksız, İlter Yeşilay, Özcan Ünlü, M. Metin Baş, Ekrem Kaftan, Tayyip Atmaca, Harika Ufuk, Mustafa Ayvalı, Sevim Yakıcı, Nuray Alper. Sündüs Akça, Ali Bal, Hasan Akar ve Hüseyin Kaya katılacaklar.

Derneğimiz üyeleri “Tokat Bey Sokağı” belgeselinden sonra “Tokat’ın 28’li Delikanlıları” adıyla yeni bir belgeselle tarihimizi ve kültürümüzün bilinmeyenlerini günümüze taşıyacaklar.

Yeni bir sayıda buluşmak dileğiyle esen kalınız.

      Remzi ZENGİN

     Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı

Dergilerimiz içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum yap

TOKAT ŞAİRLER VE YAZARLAR DERNEĞİ 5. OLAĞAN KONGRESİ YAPILDI

Resim

Yaptığı faaliyetlerle Türk kültür ve sanatını ülkemizde ve şehrimizde kurulduğu 2006 yılından beri başarıyla temsil eden Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği’nin 5. Olağan kongresi 19 Nisan 2014 Cumartesi günü Tokat Kent Konseyi Toplantı Salonunda yapıldı.

Divan Başkanlığını Turhal İlçe Milli Eğitim Müdürü Nihat Aymak’ın yaptığı kongrede 2012-2014 yıllarını kapsayan Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Başkan Remzi Zengin, Denetleme Kurulu Raporu da Denetleme Kurulu Başkanı Yusuf Uçar tarafından okundu. Raporların değerlendirilerek ibra edilmesinden sonra Yönetim ve Denetleme Kurulu üyeliklerine seçim yapıldı.

Yapılan teklif üzerine derneğe olan büyük katkıları sebebiyle Muhsin Demirci Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği Onursal Başkanlığına getirildi. Eski yönetimin devamı yönünde teklif edilen liste üzerine gerçekleştirilen seçimden sonra toplanan kurullara:

Yönetim Kurulu Başkanlığına: Remzi Zengin, Başkan Yardımcılığına Hasan Akar, Muhasip Üyeliğe Mahmut Hasgül, Sekreterliğe Ali Bal, üyeliklere A. Turan Erdoğan, Burhan Kurddan, Emin Ulu;

Yedek Üyeliklere: Ahmet Divriklioğlu, Necmi Melek, Nihat Aymak, Mustafa Şahin, Salih Aktaş, Hamdi Ertürk, Kutluhan Saygılı;

Denetleme Kurulu Başkanlığına Yusuf Uçar, üyeliklere Dursun Keleş, Zeki Akar, Saffet Çakar, Hüseyin Polat, Ömer Akar seçildiler.

Yeni yönetime, yeni dönemde çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Resim

IMG_0488

Genel, Haberler ve politika içinde yayınlandı | Tagged , , | 4 Yorum

KÜMBET DERGİSİ OCAK-MART 2014 (31.) SAYISI YAYINLANDI

Okumaya devam et

Genel içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum yap

KAN DÜŞTÜ KARABAĞ’A

Resim

Şimdi Azerbaycan’da mevsim bahardır

Ama türküleri yine baştanbaşa efkârdır…

Düşlerime yağan kardır.

Boynu bükük bir diyardır!..

Yardır…

Azerbaycan yüreğimde bir şahdamardır.

          Evet, şimdi bahardır Azerbaycan’da ama nasıl bahar? Bizde cemre düşer toprağa, orada kan. Bizde müjdedir şubat, orada kandır; ölümdür, zulümdür, yılladır süren hasrettir. Baharın adı vardır, kendi yastır Azerbaycan’da… Şiirdeki gibidir aynı, tar efkâr çalar, mugamlarsa ağıttır baştan sona. Ah Azerbaycan, karlı düşlerin vatanı, ah Karabağ, boynu bükük yiğitlerin diyarı.

           1992 yılının Şubatı taze umutlarla başlamıştı Karabağ topraklarında. Yıllarca süren Rus egemenliği son bulmuş, Azerbaycan yeniden bağımsızlığına kavuşmuş, insanlar özgürlüğün heyecanını iyiden iyiye hissetmeye başlamışlardı. Artık rahat rahat Ben Türk’üm diyebilecekler, öz dilleriyle konuşabilecekler ve korkmadan ibadetlerini yapabileceklerdi. Onlar, gözyaşlarıyla gizli gizli dinledikleri, hayalini kurdukları, radyodaki Türkiye gibiydiler artık, özgür ve korkusuz.
Ama halledilmesi gereken bir mesele vardı, Karabağ toprakları öteden beri tartışmalıydı. Ermeniler, bu topraklarda hak iddia ediyordu. İhtilaf 1923 yılında Karabağ’ın özerk bölge ilan edilmesiyle son bulmuş gibiydi. Ta ki Azerbaycan Meclisinin 1989’da bu özerkliği kaldırmasına kadar. Bu tarihten sonra işler tekrar kızıştı. Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte bölgede oluşan kargaşadan yararlanmak isteyen Ermeniler Karabağ’ı kendi topraklarına katmak istediler. Savaş başlamıştı. Ermeniler, Rusların da desteğiyle istediklerini elde ediyor, adım adım Karabağ topraklarını ele geçiriyorlardı. Ruslar her ne kadar bu savaşla ilgilerinin olmadığını söyleseler de 366. Rus Alayı, Ermenilere desteğini esirgememişti. Zaten tek başına Ermenilerin böyle bir işe kakışamayacağı herkesin malumuydu. Ama güçlü olan haklı da sayılmış kimse bunun üstünde durmamıştı.
Şubat hiç olmadığı kadar soğuktu artık ve Şubat taze umutların tükenişinin adıydı hem Azerbaycan’da hem Karabağ’da… Ermenilerin işgal faaliyeti hiç bir savaş kuralını tanımıyordu. İnsanlığını yitirmiş bu soysuzlar çetesi, yakın tarihin gördüğü en acımasız oyunun perdesini aralıyorlardı. Takvim yaprakları 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan geceyi gösterirken, tarih en acımasız sivil katliamlarından birine tanık olacaktı… Zulüm Hocalı’ya girmişti… Hem de ne zulüm!

             Savaşın en onursuz, insanlıktan çıkmış en vahşi hali Hocalı’da kendini göstermişti. İnsanların ömürlerindeki son huzurlu düşleri, silah sesleriyle, çığlıklarla yangınlarla bölünmüştü. Evler ateşe veriliyor; kadın, çocuk, yaşlı demeden onca masum katlediliyordu. Kundaktaki bebeklerin gözleri oyuluyor, insanların diri diri kolları, bacakları, kulakları, burunları kesilerek işkenceler ediliyor, bazılarının başları kesiliyordu. Ölen de kurtulamıyordu bu vahşi sürünün zulmünden, cesetlerle kendilerini eğlendiriyorlar, ölmüş bedenlerden intikam alıyorlardı. İş öyle bir hale gelmişti ki, dişine kan değmiş bu vahşi sürü sınırları zorlayarak kendilerine yeni eğlence aracı olarak hamile kadınları seçmişlerdi. Ağaca bağladıkları bir kadıncağızın karnındaki bebeğin kız mı erkek mi olduğuna dair aralarında iddialaşan bu yaratıklar, canlı canlı annenin karnını deşerek oynadıkları kumarın keyfini çıkarmışlardı. Hocalı’da sadece insanlar değil, insanlıkta ölüyordu. Zalimce sergilenen bu oyunu, vicdanı körelmiş dünya sessizce izliyor, kılını dahi kıpırdatmıyordu… Öyle ya katledilen Müslüman Türk’lerdi. Neden ses çıkaracaklardı ki. O gün Azeri resmî kaynaklarına göre 83 çocuk, 106 kadın ve 70’ten fazla yaşlı dâhil olmak üzere toplam 613 Azeri öldürülmüş, toplam 487 kişi ağır yaralanmıştı. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştu. O gün takvimler 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gecede takılıp kalmıştı.

                Uluslararası kamuoyundan yeterli ses çıkmadığı gibi, Azerilerin umudu olan radyodaki Türkiye’den de, İslam dünyasından da caydırıcı bir tepki gelmedi. Türkiye her zaman oldu gibi olayı şiddetle kınadı. Fakat bu kınanmışlık Ermenilerin pek umurunda olmadı, hala da umursadığı söylenemez.
Azerbaycan Karabağ savaşının yarattığı travmayı hala derinden yaşamaktadır. Bu savaş sürecinde topraklarını terketmek zorunda kalan yüz binlerce insan, Bakü başta olmak üzere Azerbaycan’ın farklı bölgelerine sığınmış, hayat mücadelesine buralarda devam etmişlerdir. Öyle ki yeni kurulmuş ve iktisadi yapılanmasını henüz oluşturamamış bu genç ülke, savaş mağduru bu insanların yükünü sırtlamakta oldukça zorlanmıştır. Azerilerin, “kaçkınlar” dediği savaş mağduru bu insanlar, açlığın ve sefaletin koynuna düşmüş, kardeşlerinin kıt kanaat yardımlarıyla hayatta kalmaya çalışmışlardır. Onların gözlerinde hala sönmeye yüz tutmuş da olsa umudu görebilirsiniz. Ölmeden önce Karabağ’ı tekrar alıp, son nefesimizi oralarda veririz demeyen tek bir kaçkın yoktur. Hele hele onlarla sohbet ederken,’’ay gardaş indi Garabağ’ı görmelisen, ne de geşengdir bu vaxtlarda, torpak indi nice yaşıllanmıştır, Allah goysa da aparsam senide’’ diye heyecanlı heyecanlı anlatırken, gözlerinde yeşillenmiş toprakları, cılızda olsa döneceğim umudunu görürsünüz.
Yazımıza Yavuz Bülent Bakiler’in “Azerbaycan Yüreğimde Bir Şah Damardır” şiirinden bir bölümle başlamıştım. Yine üstadın bu şiirinin son mısralarıyla noktalamak istiyorum.
Geçen zaman üstüne, dökülen kan üstüne

Kılıç-kalkan üstüne

Ve ağzı köpüren yeleli atlar üstüne

Benim bir yeminim var

 Bizimde bir yeminimiz var

And olsun….

Seyfi KARSLI

Genel içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum yap

MEVLİD-İ ŞERİFE DAVET

Resim

Tokat’ımızın yetiştirdiği değerli kültür ve sanat adamlarından, GOP Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Kemal TÜRKER için vefatının 1.yılında, Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği’nce 27 Şubat 2014 Perşembe Günü Ali Paşa Camii’nde İkindi Namazı öncesi Kur’an-Kerim ve Mevlid-i Şerif okutulacaktır.

Sevabını arzu edenlere duyurulur.

TOKAT ŞAİRLER VE YAZARLAR DERNEĞİ

Duyurular, Genel içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum yap